Herkes Beni Sevmeli: Onay Arayıcı Mod

Bazı insanlar girdikleri ortamda fark edilmek, beğenilmek ya da kabul görmek için yoğun bir çaba hisseder. Yanlış bir şey söylememeye dikkat ederler, insanların onları nasıl gördüğünü sık sık düşünürler. Bazen “hayır” demekte zorlanırlar, bazen de olduklarından daha güçlü, daha başarılı, daha ilgi çekici görünmeye çalışırlar.
Dışarıdan bakıldığında bu durum sosyal olmak, bakımlı görünmek, başarılı olmak ya da insan ilişkilerinde iyi olmak gibi algılanabilir. Ama içeride çoğu zaman başka bir duygu vardır:
“Ya yeterince iyi değilsem?”
“Ya beni sevmezlerse?”
“Ya sıradan görünürsem?”
Şema terapide buna yakın işleyen yapılardan biri, “onay arayan aşırı telafici mod” olarak düşünülebilir. Kulağa karmaşık gelse de aslında oldukça insani bir yere temas eder:İnsan bazen içindeki yetersizlik, değersizlik ya da sevilmeme korkusunu dengelemek için dışarıdan gelecek onaya tutunmaya başlayabilir.
Yani mesele yalnızca “beğenilmek istemek” değildir. Bazen kişi kendi değerini hissedebilmek için başkalarının gözündeki yerine ihtiyaç duyar.
Bu yüzden:
Eleştirilmek olduğundan daha ağır hissedilebilir,
Sosyal medyada görünür olmak çok önemli hale gelebilir,
Sürekli üretken ya da başarılı görünme baskısı oluşabilir,
İnsanların düşünceleri kişinin kendi iç sesinin önüne geçebilir.
Bazen kişi ne istediğini değil, nasıl göründüğünü düşünmeye başlar.
İlginç olan şey şu ki, bu çaba çoğu zaman gerçek bir özgüvenden değil; tam tersine kırılgan bir yerden beslenir. Çünkü içerideki “yetersiz hissetme” hali çok acı vericiyse, zihin bunun tam tersini göstermeye çalışabilir.
Bu nedenle bazı insanlar:
Hep güçlü görünmeye çalışır,
Sürekli başarı peşinde koşar,
Herkes tarafından sevilmek ister,
Kusursuz görünmeye uğraşır,
Onay alamadığında kendini değersiz hisseder.
Ve bütün bunlar zamanla oldukça yorucu olabilir.
Çünkü insan kendi değerini tamamen dışarıdaki geri bildirimlere bıraktığında, içsel denge kolayca sarsılabilir. Bir övgüyle yükselip küçük bir eleştiriyle çökmek mümkün hale gelir.
Üstelik bu modun en zor taraflarından biri şudur: Kişi bazen gerçek ihtiyaçlarından uzaklaşabilir.
Aslında dinlenmeye ihtiyacı vardır ama başarılı görünmeye devam eder.
Aslında kırılmıştır ama güçlü davranır.
Aslında anlaşılmak istiyordur ama etkileyici görünmeye çalışır.
Yani kişi zamanla “gerçek benliği” ile “gösterdiği benlik” arasında yorucu bir mesafe yaşamaya başlayabilir.
Elbette hepimiz zaman zaman onay görmek isteriz. Kabul edilmek ve değerli hissetmek temel insani ihtiyaçlardır. Sorun, kişinin kendi değerini yalnızca dışarıdan gelen geri bildirimlerle hissedebilmeye başlamasıdır.
Psikolojik iyileşme çoğu zaman, kendi değerimizi yalnızca dışarıdan gelen onayla ölçmemeyi öğrenmekle ilgilidir. Sürekli daha başarılı, daha güçlü, daha “yeterli” görünmek zorunda kalmadan da sevilebilir ve değerli hissedebilmek…
Belki de insanın kendisiyle kurduğu en önemli ilişki burada başlar: Kimse alkışlamıyorken, hiçbir şey kanıtlamıyorken, sadece olduğu haliyle de kendine yaklaşabilmek.
Kaynakça
Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. E. (2003). Schema Therapy: A Practitioner’s Guide. New York: Guilford Press.
Arntz, A., & Jacob, G. (2013). Schema Therapy in Practice: An Introductory Guide to the Schema Mode Approach. Wiley-Blackwell.
Beck, A. T., Davis, D. D., & Freeman, A. (2015). Cognitive Therapy of Personality Disorders (3rd ed.). Guilford Press.
Leary, M. R. (2007). Motivational and emotional aspects of the self. Annual Review of Psychology, 58, 317–344.
Gilbert, P. (2009). The Compassionate Mind. London: Constable.
Neff, K. D. (2011). Self-Compassion: The Proven Power of Being Kind to Yourself. New York: William Morrow.
Riso, L. P., du Toit, P. L., Stein, D. J., & Young, J. E. (2007). Cognitive Schemas and Core Beliefs in Psychological Problems. American Psychological Association.




Yorumlar