top of page

Karşılanmamış Duygusal İhtiyaçları Fark Etmek: Neye İhtiyacım Var?

27 Nis
2 dakikada okunur

Şema terapi perspektifinden baktığımızda, bugün yaşadığımız birçok duygusal zorluk; geçmişte yeterince karşılanmamış temel ihtiyaçların bugünkü yankılarıdır. Peki bu ihtiyaçların hâlâ içimizde aktif olduğunu nasıl anlarız? Bazı ipuçlarını derledim.

1)Tekrarlayan duygusal örüntüler: Hayatınızda farklı kişilerle benzer duyguları tekrar tekrar yaşıyorsanız—örneğin sürekli değersiz hissetmek, terk

edilme korkusu yaşamak ya da bir türlü “yeterli” hissedememek—bu genellikle yüzeydeki durumdan çok daha derin bir ihtiyaca işaret eder. O anki olay, çoğu zaman sadece eski bir duygunun tetikleyicisidir. Duygunun şiddeti ile olayın kendisi arasında bir orantısızlık varsa, orada geçmişten taşınan bir iz aramak anlamlı olabilir.

2)Otomatik düşünceler ve iç ses: Zihniniz size zor anlarda ne söylüyor? “Yine olmadı”, “Zaten kimse beni gerçekten sevmez”, “Hata yaparsam her şey biter” gibi cümleler, sadece anlık düşünceler değil; çoğu zaman erken dönem deneyimlerin içselleştirilmiş yansımalarıdır. Bu iç sesin tonu çoğu zaman talepkâr, cezalandırıcı ya da suç yükleyici olabilir. Çoğu zaman da geçmişte duyulmuş bir sesin bugünkü içselleşmiş hâlidir.

3)İlişki dinamikleri: Kendinizi ilişkilerde sürekli benzer bir döngünün içerisinde, benzer bir rolde deneyimliyor olabilirsiniz. Örneğin hep veren taraf olmak, yakınlıktan kaçınmak, kolay bağlanamamak ya da aşırı hızlı bağlanmak… Bunların her biri, belirli bir ihtiyacın karşılanma biçimiyle yakından ilişkilidir. Örneğin, duygusal olarak yeterince görülmemiş biri, yetişkinlikte ya sürekli onay arayabilir ya da tam tersi kimseye ihtiyaç duymuyormuş gibi davranabilir. İhtiyaçlar karşılanmadığında, onları ifade etmek yerine çoğu zaman dolaylı yollar geliştiririz.

4)Tetiklenme anları: Gün içinde bazı durumlar sizi diğer insanlara göre çok daha fazla etkiliyorsa, burada bir “şema” devreye giriyor olabilir. Küçük bir eleştirinin saatlerce zihninizi meşgul etmesi ya da birinin biraz mesafeli davranmasının yoğun bir yalnızlık hissi yaratması gibi… Bu anlar aslında ihtiyaçların en görünür hale geldiği anlardır. Rahatsız edici olabilirler, ama aynı zamanda oldukça öğreticidirler de.

5)Baş etme biçimleri: Şema terapiye göre insanlar karşılanmamış ihtiyaçlarla baş etmek için üç temel işlev bozucu yol geliştirir: teslim olmak, kaçınmak ya da aşırı telafi etmek. Örneğin, kendini değersiz hisseden biri sürekli kendini geri plana atabilir (teslim), duygusal yakınlıktan tamamen kaçınabilir (kaçınma) ya da aşırı başarılı olmaya çalışarak bu duyguyu dengelemeye çalışabilir (aşırı telafi). Bu baş etme yolları kısa vadede koruyucu olabilir; ancak uzun vadede ihtiyacın kendisinin görülmesinde birer engel teşkil eder.

6)Bedensel sinyaller ve genel yaşam doyumu: Sürekli bir huzursuzluk hali, kronik yorgunluk, anlamsızlık hissi ya da kafa karışıklığı deneyimliyorsanız, bunlar çoğu zaman zihnin değil, daha derin bir ihtiyacın kendini ifade etme biçimi olabilir.

Karşılanmamış ihtiyaçları fark etmek, onları hemen “çözümlemek” anlamına gelmez. Hatta çoğu zaman ilk adım, sadece onları tanımak ve isimlendirmektir. Çünkü bir ihtiyacı fark etmek, onunla yeni bir ilişki kurmanın başlangıcıdır. Terapi sürecinde de yaptığımız şey tam olarak budur: Eski örüntüleri anlamak, bugünkü etkilerini görmek, neye ihtiyacın olduğunu fark etmek ve zamanla o ihtiyaçlara daha sağlıklı yollarla cevap verebilmeyi öğrenmek.

Kaynakça

  • Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. E. (2015). Şema Terapi: Klinisyenin Rehberi. Psikonet Yayınları.

  • Young, J. E., & Klosko, J. S. (2005). Hayatı Yeniden Keşfedin. Psikonet Yayınları.

  • Arntz, A., & Jacob, G. (2018). Uygulamada Şema Terapi: Şema Mod Yaklaşımına Giriş Rehberi. Nobel Akademik Yayıncılık.

  • Young, J. E., Klosko, J. S. & Weishaar, M. E. (2009). Şema Terapi. Litera Yayıncılık.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page